Üye ol  Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı:  Şifre:

         
      

      
Tik nedir? Tik bozuklukları neden kaynaklanır? Tik tedavisi nasıldır?

   
Tik nedir? Tik bozuklukları neden kaynaklanır? Tik tedavisi nasıldır?
birbilsem diyor ki;

Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmalar anne babaların kaygı duydukları durumlardan biridir.
Yineleyici istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen hareketler olarak tanımlayabileceğimiz bu durumları tik olarak adlandırıyoruz. Tikler sıklıkla çocuk ve ergenlerde görülmekte ve bu dönemde başlamaktadır. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisine yapılan başvuruların önemli bir bölümü bu yakınmalardan kaynaklanmaktadır.

Çoğu tikler, aralıkları kısa olan devreler şeklindedir. Göz kırpma, burun kıvırma, dudak oynatma ya da kaşları kaldırma gibi normal davranışın bazı bölümlerini taklit edebilirler. Tek tek ya da bir orkestra örüntüsü içinde birlikte olabilirler. Yoğunluk ve şiddetleri değişkendir. Bir çocukta birden fazla tik görülebilir. Bazen biri biter biri başlayabilir. Çocuklar tiklerini geçici bir süre istemli olarak engelleyebilirler. Bu yüzden başkalarının yanında görülmeyebilir. Zaman zaman sıklık ve şiddetleri değişebilir. Uykuda kaybolurlar, stresle artarlar. En fazla 6-7 yaş arasında görülürler . Çocuk ve gencin benlik saygısında, aile yaşantısında, sosyalleşmesinde, okul ya da iş başarısında güçlüklere neden olurlar.

Tikler birçok şekillerde ortaya çıkmaktadır. Göz kırpma, baş sallama, omuz silkme, surat buruşturma ve öksürme gibi basit ve ani davranışlardan yüz hareketleri, ayağını yere vurma, koklama, kendine çeki düzen vermeye çalışır biçimde kol ve baş hareketleri gibi daha karmaşık, amaçlıymış gibi görünen davranışlara dek değişkenlik gösterebilir. Şiddetli durumlarda bu hareketler vurma kırma biçiminde kendini yaralayıcı davranışlar şeklinde olabilir. Bazen de başka birinin davranışlarını aynı şekilde taklit etme biçiminde ortaya çıkar. Bir de ses çıkarma şeklindeki tikler vardır. Bunlar boğaz temizleme şeklinde ses çıkarmadan, konu dışı belirli sözcükleri ya da deyişleri yineleme, sosyal yönden kabul edilebilir olmayan açık saçık sözcükler kullanma ya da küfür etme ve kişinin kendi söylediklerini yinelemesi ya da duyduğu son sesi, kelimeyi ya da cümleyi yinelemesi şeklinde görülebilir.

On yaşından sonra çocuklar yaptıkları bu davranışların öncesinde gelen dürtüleri fark etmeye başlarlar. Dürtüler tiklerin çıktığı beden bölgesinde bir kaşıntı ya da gidişme hissi şeklinde bir algı olarak fark edilebilir. Bunlar tiklerin istenmeyen böyle bir uyaranı rahatlatmaya yönelik, istemli bir tepki olarak değerlendirilmelerine neden olur. Aslında pek çok ergen ve erişkin tiklerini istemli yönleriyle, bazen de hem istemli hem istemsiz yönleri ile tanımlamaktadırlar. Bu durumun tersine çoğu küçük çocuk, tiklerinden habersiz olup bunları istemsiz davranış ya da sesler olarak yaşamaktadır.

Tikler arada bir ortaya çıkan  geçici ya da kalıcı durumlardır. Geçici olarak niteleyebileceğimiz tikler çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıkan ve bir yıldan kısa bir sürede kaybolan tiklerdir. Bu tik bozuklukları çocuklar arasında oldukça yaygındır. Sağlıklı çocukların %12-14'ünde görülmektedir. Erkek çocuklarda kızlardan daha fazla görülmektedir. Şehirlerde yaşayan çocuklarda daha sık görülmektedir. Bu tikler 3-10 yaşları arasındadır. Eğer bir çocukta bu davranışlar bir yıldan fazla sürerse buna uzun süren tik bozukluğu ismi verilmektedir.

Genellikle tiklerin beynin çalışması ile ilgili bir düzensizlikten ya da tümüyle ruhsal bir sorundan kaynaklandığı düşünülür. Ancak tiklerin ortaya çıkması için yetersiz biyolojik gelişme ve olumsuz çevre etkenlerinin bir araya gelmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır. Tik belirtileri genellikle gerginlik veren bir olay sonrasında artar. Ailenin ya da öğretmenlerin isteyerek yapıyor şeklinde çocuğu yanlış anlamaları ya da belirtileri kısıtlamak için cezalandırma, utandırma gibi yollara başvurmaları belirtilerin şiddetlenmesine ve çocuğun gerginliğinin artmasına neden olmaktadır.

Görüldüğü gibi anne babayı ve çocuğu kaygılandıran bu ses ve hareketler kişinin elinde olmadan ortaya çıkmakta ve sürmektedir. İlk ortaya çıktığı üç ya da beş yaşlarında çocuğun çevresindekileri taklit etmeye çalışmasının bir sonucu olarak öğrenme ile ilgilidir. Bir göz iltihabından sonra ya da bir üst solunum yolu hastalığından sonra kalan rahatsızlık hissi de böyle bir davranışı başlatabilmektedir. Bu yaşlarda ortaya çıkan, hatta ilkokul döneminde görülen tikler kendiliğinden geçebilmekte, çocuğun karşılaştığı stres durumlarında yeniden başlamaktadır.

Böylesi durumlarda tiklerin yerleşmesinde anne baba ya da öğretmen gibi çocukların iletişimde olduğu kişilerin rolü önemlidir. Yetişkinler çocukta ortaya çıkan bu davranışlar nedeniyle kaygılanmakta ve çocuğun bu tür davranışlarını görebilmek için tüm davranışlarına dikkat etmeye başlamaktadırlar. Hatta sürekli uyararak çocuktan bu davranışlarını kontrol etmesini istemektedirler. Bu ise şu iki şekilde etkili olarak çocukta tiklerin yerleşmesine neden olacaktır. Birincisi çocuğa anne babanın kaygısı bulaşacak, çocuk bu davranışlarını kontrol etmeye çalışacak, sonuçta çocukta ortaya çıkan gerginlik ise tikleri doğuracaktır. İkinci durum ise yine gergin, çocuğuna ayıracak zamanı kısıtlı olan ve bu kısa süre içinde onun davranışlarını değiştirmeye çalışan anne babaların tutumudur. Burada çocuk anne babanın azalan ilgisini bu belirti ile üzerinde tutmaya çalışır. Çünkü anne baba bu davranışları sergilediğinde ona zaman ayırmakta ve ilgilenmektedirler. Bu yüzden tik sorunu ile bize başvuran anne baba ve çocuğun tedavisinde öncelikle eğitimsel ve destekleyici yaklaşımlar ve gerektiğinde ilaç tedavisi önermekteyiz. Bu tedavi şekli ailenin ilişkilerini ve beklentilerini düzenlemede olumlu etkiye sahiptir.

Özellikle aile ve çevresi çocuk ve ergendeki bu davranışları istemli ve kendilerini kızdırmak amacıyla yaptığı şeklinde yanlış olarak değerlendirmektedirler. Bu nedenle tikleri söndürme ve yok etmede aile ve öğretmen ile yapılan işbirliği büyük ölçüde yarar sağlar. Öğretmenin bilgilendirilmesiyle sınıfta çocuk için daha olumlu ve destekleyici bir çevre sağlanabilir. Tersine çocuğun tikleri nedeniyle sürekli azarlanması ciddi zararlar verebilir. Çocuk otorite figürlerine olumsuz tavırlar geliştirebilir. Okula devam etmek istemeyebilir. Öğretmenin tik davranışlarına olumlu yaklaşması çok önemlidir.

Anne baba çocuğun karşısında yer alarak, sürekli onu davranışları ile eleştirmek yerine çocuğu anlamalıdır. Bu davranışlarının onun elinde olmadan ortaya çıktığını belirterek gerginliğini azaltmalı, çocuğa kaygısı bulaştırmamalıdır. Eğer çocuk tikleri ev dışı ortamlarda sergilemiyor, belirli durumlarda gösteriyorsa; tiklerin ortaya çıktığı durumların değerlendirilmesi gerekecektir. Bu durumlar gerginliğin arttığı, çocuğu huzursuz eden ya da yoğun ilginin gösterildiği durumlar mıdır? Ancak son durumda ilgi çekmek amacıyla yapıldığı düşünülerek çocuğa tümüyle kayıtsız kalmamak gerekmektedir. Burada da anne babanın birlikte geçirilecek kaliteli bir zaman ayırması tik belirtilerini söndürecektir.

Burada sayılan olumlu tutumlar tiklerin hemen tamamının yerleşmeden sönmesini ve bitmesini sağlayabilecektir. Tiklerin bir kısmı ise burada belirtilen olumsuz tutumlar ile ya da çocuk ve ergenin önerilen söndürme çabalarına karşın yerleşmekte ve uzun süre devam etmektedir. Çocuğu ve çevresini rahatsız eden tikler zaman zaman yeniden ortaya çıkıyor ve bu süre bir yılı aşıyorsa ilaç tedavilerinin bu çabaya eklenmesi önerilmektedir.

Anne baba ve öğretmenler çocuklarda ortaya çıkan tik bozukluklarında başlangıçta ya da burada önerilen çabalarının fayda etmediği durumlarda bir Çocuk ve Ergen Psikiyatri uzmanına başvurarak gerekli beceri ve desteği alabileceklerdir.


             Kategori: Akıl Ruh Sağlığı | | Beğen | Henüz Beğenen Yok | Okunma :2285

      
   



1- netdoktorum diyor ki;
Tik bozuklukları
 
Tikler; ani, istemsiz, tekrarlayıcı hareket, ifade veya jestlerdir. Dört grupta tanımlanabilirler:
 
 --Basit motor tikler (göz kırpma, yüz buruşturma, boyun çevirme, ağız germe vs),
 
 --Basit vokal tikler (boğaz temizleme, burun çekme, hırıltı sesi vs)
 
 --Karmaşık motor tikler (dokunma, koklama, üzerine çeki düzen verme vs)
 
 --Karmaşık vokal tikler (belirli ifadeleri/kelimeleri sık yineleme, işitilen en son sesleri/ifadeleri tekrarlama vs)

 
 Sıklığı ve şiddeti aynı kişide dahi farklı bir seyir gösterebilir. Aynı tikin sıklığı ve şiddeti zaman içinde azalabilir veya artabilir, birinin yerini bazen bir başkası alabilir ve önce göz kırpma, sonra burun çekme ve boyun çevirme gibi birden fazlası peşpeşe görülebilir.
 
 Klinik pratikte farklı görünümlerde karşımıza çıkar. Geçici Tik Bozukluğu bir veya daha fazla basit motor ve/veya motor tikten oluşur, sıklığı ve şiddeti ne olursa olsun bir aydan fazla ve bir yıldan daha az sürer. Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu bir veya birden fazla motor ve/veya vokal tikin bir yıldan fazla görülmesidir ancak motor ve vokal tikler aynı anda bulunmaz ve tik görülmeyen üç aylık bir dönem yoktur. Tourette Bozukluğu olarak adlandırılan türünde ise bir veya birden fazla motor ve vokal tik aynı anda ve bir yıldan fazla süre görülür ve yine tiksiz geçen üç aylık bir dönem yoktur.
 
 Nedeni tam olarak ortaya konamamıştır ancak birçok teori ileri sürülmektedir. Akrabalarında tik öyküsü olanlarda daha sık görülmesi beklenebilir, otozomal dominan geçişli genetik yatkınlık, hastalığın görülme sıklığını arttıran bir etkendir. Bazı beyin görüntüleme çalışmalarında bu hastaların hastalık ve iyileşme dönemleri arasında bazal ganglion vb beyin bölgelerinde yapısal farklılıklar görülmesi, ilgili bölgelerdeki anatomik değişimlerle tikler arasında ilişki kurulmasına yol açmıştır. Bu bulgular yanında, tedavide bazı ilaçlara olumlu yanıt alınması; beyin-davranış ilişkisinde rolü olan dopamin, serotonin vb nörotransmitterlerin biyokimyasındaki değişimlerin tik gelişimindeki rollerini desteklemektedir. Yaşla ortaya çıkan hormonal değişimler, perinatal (doğuma yakın) problemler, psikolojik (stres kaynağı) etkenler de ileri sürülen başka teorilerdir.
 
 Erkeklerde 1.5-3 kat daha sıktır. Çocuklarla yapılan bazı araştırmalar erkek çocukların % 1-13’ünde, kız çocukların % 11’inde tik veya tik benzeri davranışların yaşamlarının bir döneminde görüldüğünü göstermiştir. Başlangıç yaşı en sık 7-11 yaşlar arasıdır.
 
 Kısa sürelidir, nadiren bir saniyeyi geçer. İstemsiz yapılır ancak kısa süreli de olsa baskılanabilir veya ertelenebilir. En sık yüz boyun bölgesinden başlar ve en fazla görüleni göz kırpma şeklindedir. Genellikle normal davranışı andırır görünümdedir ancak bazen tuhaf veya çirkin görünümde olabilir, çocuğun kendisine veya çevreye zarar verici bir görünüme bürünebilir. Stres altında sıklaşabilir. Kimi durumlarda başka aktivitelerin dahi önüne geçerek yaşam kalitesini bozabilir. Çocuğun özgüvenini azaltır, aile içinde ve sosyal ortamlardaki girişkenliğini bozar. Tiklere eşlik eden kaygılı durum ve klinik tablo sonucu görülen depresyon hali de önemli yaşamsal güçlükler olarak karşımıza çıkar . Başka davranış sorunları ile birlikteliği de sıktır. Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu ve Obsesif Kompülsif Bozukluk’ta tikler sık görülür. Tiklerle başvuran bir hastada detaylı bir nörolojik muayene de yapılmalıdır; çünkü tiklerin ve tik benzeri davranışların görülebileceği nörolojik hastalıklar olduğu gibi, tik ile karışabilen koreiform ve atetoid hareketler, myoklonus, hemiballismus gibi hareket bozuklukları da önemli nörolojik hastalıklara işaret edebilir.
 
 Tiklerin tedavisine başlamadan önce detaylı bir öykü alınarak tam bir tanı konur, tiklerin sıklığı ve şiddeti değerlendirilir, eşlik eden diğer psikiyatrik sorunlar ayırdedilir. Tiklerin stres dönemlerinde arttığı bilindiği için, tedavide ilk yapılması gereken, bu stres etkenlerinin neler olduğunun ortaya konması, ortadan kaldırılmaya çalışılması veya çocuğun kaygı ile başa çıkma becerisinin arttırılmasıdır (stres yönetimi). Basit tiklerin tedavisinde bazen bu kadarı bile yeterli olabilir. Karmaşık tiklerin varlığında ve çocuğun yaşam kalitesinin bozulduğu noktada ilaç tedavileri, davranışçı tedaviler, ailenin çocuğa olumlu tutumlar sergilemesini hedefleyen aile eğitimi de diğer yaygın tedavi yöntemleridir. Ayrıca transkraniyal manyetik uyarım, bazı beyin bölgelerine odaklı cerrahi operasyonlar da son yıllarda üzerinde durulan alternatif tedavi yöntemleri olarak önem kazanmaktadır.

         20.02.2012 13:03:18 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



2- netdoktorum diyor ki;

Tik Nedir?

Tik, birden ortaya çıkan, hızlı, yineleyici, ritmik olmayan, basmakalıp bir motor hareket ya da ses çıkarmadır.
Çocuğunuzun tik sahibi olmasının baslıca nedenleri şöyle sıralanabilir :
Kuralcı ve titiz ana, baba tutumları
Denetleyici ve çocuktan performansının üzerinde bir şeyler bekleyen ana baba tutumları

Tikler çocuklar arasında sık görülür. Özellikle 7-11 yaşları arasında daha fazladır. Erkek çocuklarda kız çocuklarına göre daha sık gözlenmektedir.
Göz kırpma, baş sallama, omuz silkme, boğaz temizleme, ses çıkarma ya da daha karmaşık olabilen tiklerin önemli bir özelliği haftalar ve aylar içinde, hatta gün içinde çevre koşullarının değişimine göre şiddetinin artıp azalabilmesidir. Tikler uykuda belirgin olarak azalır; stres, heyecan, yorgunluk ve hastalık ile artarlar. Tik bozukluğu olanlar tiklerini bir süre için az da olsa baskılayabilirler ama bu süre sonunda tiklerde artış olabilir. Bunu gözleyen anne, baba ve öğretmenler (yanlış olarak) bu çocukların hareketleri bilinçli yaptıklarını, eğer isterlerse hiç yapmayabileceklerini düşünebilirler.
Bu da çocuk ve anne-baba arasında sürtüşmelere neden olabilir.
Tik bozuklarının gidişi genellikle iyidir. Erişkinlik dönemine geçerken şiddetleri azalır ya da kaybolurlar. Birlikte kronik bir hastalığın bulunması ve yetersiz aile desteği gidişi olumsuz yönde etkileyen etkenlerdendir.
Eğer tikler belirginse çocuğun benlik saygısını düşürüp, sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilirler. Ayrıca yukarıda belirtilen nedenle anne, baba ile çocuğun arasında ilişki sorununa neden olabilir, ya da var olan sorunu artırabilir. Bu nedenlerle tedavi edilmesi uygun olur.
Tik bozukluğunu bir yelpaze gibi düşünürsek, yelpazenin bir ucunda çoğu okul çocuğunda görülebilen, geçici, tek belirtili tikler varken; diğer ucunda Tourette Bozukluğu vardır. Geçici ve şiddetli olmayan tiklerde destekleyici tedavi yeterli olabilir. Burada anne, baba ve öğretmenin tiklerin istemli olmadığını kabullenmesi ve çocuğa destek olması önemlidir. Hekim tarafından da stresin azaltılması, çocuğun benlik saygısının ve aile içi ilişkilerin iyileştirilmesine yönelik yaklaşımlar uygulanabilir. Eğer tikler şiddetliyse ya da kronikleşmişse ilaç tedavisi eklenmelidir.
Tik konusunun çözümünde asağıdaki türde yaklaşımlarda bulunmak yararlı olabilir :
• Çocuğunuza tiki ile ilgili " yapma , etme " mesajları vermeyiniz.
• Çocugunuzun duygularını öğrenmeye çalışınız.
• Tiklerin coğu gelip geçicidir. Kalıcı olanlar için bir uzmana başvurunuz.
Çocugunuzun hangi ortamlarda ve kimlerin yanındayken tiksel davranışlarda bulunduğunu belirleyiniz

Aileye öneriler:
Çocuğunuzda tik benzeri tekrarlayıcı hareketler gördüğünüzde önce bu hareketleri gözlemleyin. Sıklığını, şiddetini arttırıcı ya da azaltıcı etkenler olup olmadığını, birlikte başka fiziksel belirti bulunup bulunmadığını gözleyin ve çocuk hekiminize danışın. Eğer söz konusu olan bir fiziksel hastalık değilse bir çocuk ruh sağlığı çalışanından randevu alın. Bu arada çocuğunuzun bu haraketleri istemli olarak yapmadığını bilin, tikleri için onu uyarmayın. Uyarmanızın çocuğunuzun stresini artıracağından tiklerini de şiddetlendirebileceğini unutmayın. Ayrıca uyarmanız, tam da desteğe ihtiyacı olan çocuğunuzla aranızı daha gerginleştirecek, kendine güvenini de azaltacaktır. Çoğu zaman basit tikler, bu tutumlara dikkat edilirse ve öğretmen desteği de sağlanırsa bir süre sonra geçebilecektir.


         20.02.2012 13:16:04 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



3- netdoktorum diyor ki;

TİK BOZUKLUĞU

Tik motor ya da sözel düzeydeki istemsiz, hızlı, ani, tekrarlayıcı, stereotipik ve ritimsiz hareketlerdir. Motor ve sözel tikler Basit ve Karmaşık olmak üzere ikiye ayrılır. Basit motor tikler; göz kırpma, diz çekme gibi hareketlerden oluşur. Basit vokal tikler ; hırıldama, homurdanma, burun çekme gibi seslerde oluşur. Karmaşık motor tikler daha amaçlı olup törensel nitelikleri bulunur. Karmaşık vokal tikler ise konu dışı sözcük ve deneyimlerin tekrarı, konuşma ve sözcük tekrarlaması şeklinde olabilir.

Tikler stresli durumlarda ve kaygı ile artabilir, uyku, gevşeme ya da zihinsel olarak başka bir konuya konsantre olma durumlarında geçici olarak azalabilir.

Başlıca şu gruplara ayrılır.

1. Tourette Bozukluğu

Yaşam boyu yaygınlığı 4-5/10000 olarak tahmin edilmektedir. Motor tiklerde başlangıç 7 yaş civarı ve vokal tiklerde ise 11 yaş civarı gözlenmektedir. Erkeklerde daha sıktır.

Genel olarak genetik geçişi olduğu düşünülmektedir. Ailede birisinde (özellikle annede) vokal ve/veya motor tiklerin bulunması ile risk artmaktadır.

Beyindeki dopamin sisteindeki bozukluk sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bazal ganglion’daki bozukluklarında katkısı olduğu düşünülmektedir.

Klinik Özellikler:

Birden fazla motor tik ve en az bir vokal tik olması gerekir. Motor tikler genelde yüz ve boyunda başlayıp vicudun aşagısına iner. En sık görülenler; yüz buruşturma, göz kırpma, dil çıkarma, el-kol silkme, omuz silkme, iç çekme, esneme, ıslık çalar gibi soluma ve boğaz temizlemedir. En sık görülen ilk şikayet göz kırpma ve yüz buruşturmadır. Karmaşık vokal ve motor tikler ilk yılın sonuna doğru ve koprolali (küfürlü konuşma) en son gözlenmektedir.

Tedavi:

Tedavi edilmediğinde şiddetlenebilmektedir. Verilen ilaçlarla %80’den fazla olumlu cevap alınmştır. Haloperidol ve Pimozid etkili bulunmuştur. İyileşme sağlanamasa diğer antipsikotikler denenebilir. Bazı durumlarda da kaygı azaltıcı olarak benzodiazepinler ve antidepresanlar denenebilir.

2. Kronik Motor veya Sözel Tik Bozuklukları

Motor veya sözel tikin aralıklı ya da bir yıldan fazla olma kaydı ile hemen her gün olmasıdır. Okul çağı çocuklarında sık olarak görülmektedir. Tourette bozukluğuna göre daha sık görülmektedir. Genetik geçiş olduğu düşünülmektedir. Motor tikler daha sık gözlenmektedir. Sözel tikler ender olarak şiddetlidir va daha çok diafragmatik çekilmeler sonucu oluşur. Tikleri 6-8 yaş arasında başlayanlarda gidiş daha iyidir. Genelde 4-6 yıl sürer ve erken yetişkinllik döneminde son bulur. İlaç tedavisinde Haloperidol kullanılabilir.

3. Geçici Tik Bozukluğu

Motor veya sözel tikin dört hafta boyunca hemen her gün olduğu fakat bir yıılı geçmediği bir durumdur. Gidişi değişkenlik göstermektedir. Ailenin tikler üzerine yoğunlaşmaması ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi faydalı olmaktadır.


         20.02.2012 13:24:00 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



4- erkanbedir diyor ki;
Tek yumurta ikizi 7 yaşındaki kızlarımda 2 yıldır gözlerini yukarı kaydırma tiki var bu konuda bize tavsiye edebileceğiniz bir doktor varmı? tik tedavisine nasıl ve nerede başlamalıyız

         23.02.2012 11:15:32 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



5- Psikolog diyor ki;
Çocuğunuzda tik hareketlerini gözlemleyin. Sıklığını, şiddetini arttırıcı ya da azaltıcı etkenler olup olmadığını, birlikte başka fiziksel belirti bulunup bulunmadığını gözleyin ve çocuk hekiminize danışın. Eğer söz konusu olan bir fiziksel hastalık değilse bir çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurunuz. Bu arada çocuğunuzun bu hareketleri istemli olarak yapmadığını bilin, tikleri için onu uyarmayın. Uyarmanızın çocuğunuzun stresini artıracağından tiklerini de şiddetlendirebileceğini unutmayın.

         29.02.2012 10:22:36 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



6- lillamoor diyor ki;
merhaba ben 25 yaşında bir çocuk annesiyim.hatırladığım kadarıyla 9-10 yaşlarından beri boyun tikim var.ara ara kafamı istemsiz bir şekilde sallıyorum.sıklığı zaman zaman azalıp artıyor.başkalarının yanında ya yapmıyorum ya da belli etmemeye çalışıyorum.çok rahatsızım.en yakınlarıma bile belli etmediğimden bunun için doktora gidemiyorum.ne yapmalıyım?şimdiden teşekkürler.

         05.01.2013 15:48:52 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



7- ahmet01 diyor ki;
merhaba hocam bende de cok farklı bi hastalık var adını koyamadıgım ağız şapırdamsı, burun cekmesi, sakız çiğnemesi,konuşurken şıpır şıpır ses çıkaranlar , çay içerken çayı çekerek içenler ağızdan konusma haricinde cıkan her türlü ses şapırdama sesi yada diş arasında sıkışan et yada baska birseyı çıkarmak için sürekli ses cıkaranların yanında oturamaz hale geldim yanı nasıl bi sinir oluyrm anlatamam kurtulmak istiyorum bu yuzden eve gitmiyrm yalniz yaşıyrm :( yardımcıolursanız sevınırım

         31.03.2013 18:53:33 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



8- yılmaz yalçın diyor ki;
merhaba 17 yaşında oglum var boyun tiki var çok sık başını sallıyor beyin filmini çektirdim teiz çıktı pisikiatrise götürdüm 3 yıldır bisürü ilaç degiştirdi gencecik çocuk halen devam ediyor pisikiatrismi iyi degil yoksa bunun tedavisi yok nu cocuk ömürboyu böyle başını sallayacakmı neyapmalıyım yardım istiyorum

         13.07.2013 14:58:37 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



9- yılmaz yalçın diyor ki;
merhaba 17 yaşında oglum var boyun tiki var çok sık başını sallıyor beyin filmini çektirdim teiz çıktı pisikiatrise götürdüm 3 yıldır bisürü ilaç degiştirdi gencecik çocuk halen devam ediyor pisikiatrismi iyi degil yoksa bunun tedavisi yok nu cocuk ömürboyu böyle başını sallayacakmı neyapmalıyım yardım istiyorum

         13.07.2013 14:59:59 | Beğen | Henüz Beğenen Yok

      
   



   SAYFALAR >> [1]


Konu yeterli gelmedi mi ? İstediğiniz bilgiye ulaşamadınız mı?
Aradığınız konu ile ilgili anahtar kelime veya kelimeleri yazarak site içerisindeki binlerce konu arasından arama yapabilirsiniz.

Stresin Nedenleri - Stres Reaksiyonları - Stresle Mücadele
Önceki Konu   Sonraki Konu
Doğum Kontrol Yöntemleri -Doğum kontrol hapları, minihap, rahim içi araç (RİA), depo-provera ve sterilizasyon (tüplerin bağlanması)


Yeni Konular
Hıçkırık ciddi hastalıkların belirtisi olabilir! Dr.Arzum - 18.01.2014 00:04:56 Katkı:1
Bağışıklık sistemini nasıl güçlendiririz? Dr.Arzum - 05.01.2014 19:24:04 Katkı:1
Feridun Kunak Boy Uzatma Önerileri netdoktorum - 17.11.2013 02:36:33 Katkı:1
Yaşlılık Tarih Olacak! netdoktorum - 08.11.2013 15:17:10 Katkı:1




      YASAL UYARI

     Sitedeki bilgileri ve tavsiyeleri doktorunuza danışmadan kesinlikle uygulamayınız. Hekiminizin tavsiyesi olmadan uygulamanın sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir.Hekim tavsiyesi olmadan uygulanması sakınca doğurabilir. Doktorunuza danışmadan kesinlikle uygulama yoluna gitmemeniz gerektiği tekraren hatırlatılır.
Lütfen Site Kullanım Kurallarını okuyunuz.

NetDoktorum.com


-Gizle-
      Web Stats          netdoktorum.com Real PR netdoktorum.com Trust netdoktorum.com Alexa/PageRank