Üye ol  Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı:  Şifre:

         
      

      
Vücut Sıvılarının Asit-Baz Dengesi (Nötürlük Düzeni)

   
Vücut Sıvılarının Asit-Baz Dengesi (Nötürlük Düzeni)
NetDoktorum diyor ki;
Kanımızın asit ve baz dengesi:
Yaşamsal olayların normal sürmesi için, vücut sıvılarının asit-baz dengesinin korunması gerekir. Bir çözeltiye hidrojen iyonları veren maddeye asit, hidrojen iyonlarını alarak bağlayan maddeye de baz (alkali) denir. Bir çözeltide hidrojen iyonları (H+) arttıkça asitlik artar, hidroksil (OH-) iyonları çoğaldıkça da bazlık artar. Asit ve baz özelliğinin derecesini anlatmak için pH denilen bir ölçü kullanılır. pH ölçüsü 0-14 arasında değişir. pH değeri küçüldükçe asitlik derecesi artar (H+ çoğalır), bazik özelliği azalır (OH-azalır). Çözeltide H+ ve OH- iyonları aynı oranda bulunursa, o çözelti nötürdür ve pH derecesi 7'dir. pH: 7 üzerindeki değerler baz özelliğini gösterir ve değer 14'e yaklaştıkça bazik özelliği kuvvetlenir, pH: 7 altın­daki değerler asit özelliğini gösterir. Değer küçüldükçe asitlik derecesi kuvvetlenir. Hücre içi sıvısının pH derecesi 7.0 dolayındadır. Kanın pH derecesi ise ortalama 7.35 - 7.50 arasında değişir. Yaşamla ilgili olaylar ancak bu pH derecelerinde yeterli hızda sürdürülebilir. Normalden düşük ya da yüksek pH derecesinde vücut çalışmasında bozukluklar başlar ve önemli değişiklikler tehlikeli olur. Yaşamla bağdaşan alt ve üst sınır pH = 6.9 - 7.8'dir. Bazı vücut sıvılarının pH değerleri, kanın pH derecesinin altında veya üzerindedir. Örneğin, mide öz­suyunun pH'sı 3.0 dolayında, pankreas özsuyunun pH'sı ise 7.5 - 8.0 arasındadır. Yaşamla bağdaşan pH değerinin korunmasını sağlayan, birbiriyle bağıntılı ve tamamlayıcı sistemler bulunur. Solunum ve boşaltım sistemi, vücutta oluşan ve besinlerle alınan çeşitli maddeler nötürlük düzeninin sürmesinde görev alır. Örneğin, metabolizma sonucu oluşan karbondioksit karbonik asite, bu da bikarbonata çevrilir. Solunum sistemi normal çalıştığında akciğerlerden CO2 atımı düzenlidir, karbonik asit ve bikarbonat dengeli olarak oluşur. Bu denge bozulmaya başlayınca, başka sistemler işe karışır ve vücut kendini korumaya çalışır. Böylece, solunum sistemi nötürlük düzeninin korunmasına yardımcı olur.
Vücut sıvılarının nötr ortamda tutulmasında tampon özelliğindeki maddeler de görev alır.
Tampon maddeler, kanın pH değişimini sınırlayıcı, nötr ortamda tutulmasına yardımcıdır. Bu maddeler, hidrojen atomu sayısını değiştirmezler, onların iyonlaşmasını önlerler. En önemli tampon maddeler; proteinler, fosfatlar ve karbonatlardır. Asit - baz dengesinin sürdürülmesinde mineral iyonları da katkıda bulunur. Sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller baz; klor, fosfor ve kükürt ise asit oluşturabilirler. Bunlar da birbirleriyle ve metabolizma sonucu oluşan maddelerle birleşerek nötürlük düzeninin korunmasına yardımcı olurlar. Kanda asit artma eğilimi gösterdiğinde, sodyum ve potasyum gibi mineraller bu asitlerle birleşerek tuz oluşturmaya başlar; asitlerin fazlalaşması önlenir. Kanın asit - baz dengesinin korunmasında böbrekler önemli görev yapar. Kanın pH değerinin normalin altına düşme veya üstüne çıkma eğilimine göre, böbrekler durumu düzeltmek üzere bazı maddelerin dışarı atımını artırır ya da bazılarının atımını azaltır. Böylece kanın asit veya alkaliye dönüşmesi önlenmiş olur. Metabolizma sonucu oluşan ve besinlerle alınan asit ve baz özelliğindeki maddelerin kanın normal pH değerinde önemli değişiklik yapması, açıklanan sistemlerin birbirini tamamlayıcı ve koruyucu etkisiyle önlenir. O nedenle, yenilen besinlerin asit veya baz oluşturan maddelerce zengin oluşu normal koşullarda kanın nötürlük düzenini bozmaz. Asit-baz dengesinin korunmasıyla ilgili sistemlerde bozukluk olursa veya vücut zorlanırsa kanda asit veya baz miktarı artar. Dengeyi koruyucu sistemlerin gücü vücudu korumada etkisiz kalabilir.
Kanda asitlerin artması (pH düşmesi) durumu asidoz, bazların artması (pH yükselmesi) ise alkaloz diye bilinir. Bu durumlar, solunum ve metabolizma bozukluğu gibi çeşitli hastalıklar sonucu görülür. Örneğin, akciğerlerle karbondioksit atımı bozulunca, karbonik asit artarak kanın pH değerini normalin altına düşürebilir (asidoz). Kanda bazların, özellikle bikarbonatın çoğalması ise asitliğin azalmasına yol açarak pH derecesini normalin üstüne çıkarabilir (alkaloz). Açlık, karbonhidrat metabolizmasında bozukluk veya yetersizlik de keton maddelerinin artışına yol açtığından kanın pH derecesini düşürür ve nötürlük düzenini bozar.

             Kategori: Genel Sağlık Bilgileri | | Beğen | Henüz Beğenen Yok | Okunma :788

      
   



   SAYFALAR >>


Konu yeterli gelmedi mi ? İstediğiniz bilgiye ulaşamadınız mı?
Aradığınız konu ile ilgili anahtar kelime veya kelimeleri yazarak site içerisindeki binlerce konu arasından arama yapabilirsiniz.

Önceki Konu   Sonraki Konu


Yeni Konular
Hıçkırık ciddi hastalıkların belirtisi olabilir! Dr.Arzum - 18.01.2014 00:04:56 Katkı:1
Bağışıklık sistemini nasıl güçlendiririz? Dr.Arzum - 05.01.2014 19:24:04 Katkı:1
Feridun Kunak Boy Uzatma Önerileri netdoktorum - 17.11.2013 02:36:33 Katkı:1
Yaşlılık Tarih Olacak! netdoktorum - 08.11.2013 15:17:10 Katkı:1




      YASAL UYARI

     Sitedeki bilgileri ve tavsiyeleri doktorunuza danışmadan kesinlikle uygulamayınız. Hekiminizin tavsiyesi olmadan uygulamanın sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir.Hekim tavsiyesi olmadan uygulanması sakınca doğurabilir. Doktorunuza danışmadan kesinlikle uygulama yoluna gitmemeniz gerektiği tekraren hatırlatılır.
Lütfen Site Kullanım Kurallarını okuyunuz.

NetDoktorum.com


-Gizle-
      Web Stats          netdoktorum.com Real PR netdoktorum.com Trust netdoktorum.com Alexa/PageRank